Dünya Müslüman Alimler Birliği ile İslam Alimleri Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen “Vasat Ümmetin Birliği: Sabitelerden Birlik Misakına” başlıklı Uluslararası İslam Birliği Konferansı’nın sonuç bildirgesi kamuoyuna duyuruldu.
Bildirge, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar tarafından cuma namazının ardından Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi önünde gerçekleştirilen basın toplantısında okundu.
Hazırlar, Kur’an-ı Kerim’deki “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın” ayetini hatırlatarak, İslam âleminin adalet, merhamet, dayanışma ve mazlumlara destek verme sorumluluğu taşıması gerektiğini vurguladı.
Fikri, siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunların yanı sıra iş birliğini zayıflatan bölünmelerin yaşandığı bir dönemde yapılan konferansta, birlik çağrılarının somut anlaşmalara ve uygulanabilir projelere dönüştürülmesi gerektiği ifade edildi. Hazırlar, ümmetin birliğinin hem dini bir zorunluluk hem de İslam medeniyetinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.

KALICI VE KURUMSAL İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Birliğin sabır, kardeşlik ve karşılıklı güven temelleri üzerine güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Hazırlar, “Ümmetin birliği sabır, hikmet, kardeşlik, istişare ve karşılıklı güven temelinde sürdürülebilecek bir süreçtir. Bu nedenle geçici temaslarla yetinilmeyecek; sürekli ve kurumsal iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesine önem verilecektir.” dedi.
Konferansta kesin ve değişmez dini hükümlerle içtihada açık konuların ayrımının önemine değinildiğini kaydeden Hazırlar, temel dini esasların korunması ve yeni gelişmelere uygun çözümler üretilmesi gerektiğini ifade etti.
Tüm aşırılıklardan kaçınılması gerektiği vurgusunu yapan Hazırlar, üzerinde uzlaşılan konularda iş birliği yapılmasının önemli olduğunu; görüş ayrılığı bulunan meselelerde ise bilimsel ve dini ölçüler çerçevesinde karşılıklı anlayış gösterilmesinin esas alındığını aktardı.
Konferansın farklı mezhep ve düşünce ekollerine saygıyı esas alan ortak değerleri öne çıkaran bütünleştirici bir İslam söylemi geliştirmeyi benimsediğini belirten Hazırlar, kurumlar arası bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca ortak araştırmalar yapılması ve eğitim programlarının geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Medyanın nefret söylemiyle mücadeledeki rolüne de değinen bildirgede toplumsal güvenin güçlendirilmesi ve ortak değerlerin ön plana çıkarılması gerekliliği belirtildi.

MESCİD-İ AKSA VE FİLİSTİN İÇİN ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI
Hazırlar, konferansın İslam dünyasındaki siyasi liderler ile kanaat önderleri arasında düzenli istişareler yapacak mekanizmaların kurulmasını önemli bulduğunu söyledi.
Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar için taşıdığı merkezi rolün altını çizen bildirgede, kutsal mekanın korunması ve Filistin davasına destek amacıyla ortak çalışmalar yapılmasının önemi vurgulandı.
Bilimsel araştırmaların teşvik edilmesi; ansiklopedik çalışmalar hazırlanması; ortak eğitim ile mesleki gelişim programları düzenlenmesi gibi başlıklar da bildirgede öne çıkan unsurlardandır.
Konferansın başarısının alınan kararların uygulanmasıyla mümkün olacağını belirten Hazırlar; ümmetin birliğine yönelik çalışmaların hedefleri ile sonuçlarının net olarak tanımlanmış somut programlara dönüşmesi gerektiğine dikkat çekti.

GAZZE’DEKİ SOYKIRIMIN DURDURULMASI TALEP EDİLDİ
Filistin, Yemen ve Sudan başta olmak üzere çeşitli bölgelerde süregelen savaşların yol açtığı insani sorunlara değinen Hazırlar, sonuç bildirgesindeki talepleri şöyle aktardı:
“Konferans; Gazze’deki soykırımın durdurulmasını; Batı Şeria’daki saldırılarla gasp olaylarının sona erdirilmesini; esirlerin korunmasını ve özellikle Mescid-i Aksa’nın muhafaza edilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını talep etmektedir.”
Bildirgenin Yemen’e dair bölümünde ise ülkenin birlikteliğinin, güvenliğinin ve istikrarının sağlanmasına destek verildiği ifade edildi. Meşru devlet kurumlarının görevlerini icra etmesi gerektiği vurgulandı.

MAZLUM TOPLULUKLARLA DAYANIŞMA MESAJI
Konferansın Sudan halkıyla dayanışma içinde olduğunu dile getiren Hazırlar; ülkenin birlikteliğine, egemenliğine ve meşru kurumlarına destek verilmekte olduğunu aktardı.
Ayrıca Arakanlı Müslümanlar ile Doğu Türkistan halkı gibi diğer mazlum topluluklarla da dayanışma mesajı yayımlandı. Bu bölgelerde düşünceleri nedeniyle haksız yere özgürlüklerinden mahrum bırakılan kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.
Sonuç bildirgesinin Arapça metni Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği tarafından okunmuştur.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
