(ANTALYA) – DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Antalya’da TBMM’ye sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi hakkında, “2027 bütçesinde faize kaynak bulunuyor, sermayeye kaynak ayrılmış. Ancak 2027 bütçesinde işçiler yok, emekçiler yok, emekliler yok, kadınlar yok, gençler yok” şeklinde konuştu.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Gelirde, vergide, ülkede adalet için Emekçi Buluşmaları” etkinliği çerçevesinde Antalya Attalos Meydanı’nda basın toplantısı gerçekleştirdi. Emekçi buluşmalarının onuncusunu Antalya’da düzenlediklerini ifade eden Çerkezoğlu, mücadelenin kasım ve aralık aylarında da süreceğini aktardı.
Antalya’da meydana gelen yoğun yağış ve hortum olayları sonucunda dört işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Çerkezoğlu, bu durumdan etkilenen ailelere başsağlığı diledi. İklim krizinin işçilerin yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Çerkezoğlu şu ifadeleri kullandı:
“İklim krizi artık sadece geleceğe yönelik bir tehdit değil. Bugün itibarıyla işçilerin yaşam hakkını doğrudan etkiliyor. Aşırı hava olayları, sıcak hava dalgaları, sel felaketleri ve fırtınalar açık hava alanlarında çalışan işçilerin sağlık ve güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Bu nedenle iklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil. Aynı zamanda bir emek sorunu ve eşit paylaşım meselesidir. Adalet meselesidir.”
Çerkezoğlu ayrıca Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 etkinliği kapsamında uluslararası sendikalarla birlikte emekçilerin taleplerini dile getireceklerini ve işçilerin yaşam hakkını koruyacak bağlayıcı kararların alınması için mücadele edeceklerini duyurdu.
“ADALETİN TERAZİSİ BOZULDUĞU İÇİN GEÇİNEMİYORUZ”
Çerkezoğlu, işçilerin, emekçilerin, emeklilerin yanı sıra kadınlar ve gençlerin geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek şunları söyledi: “Bu ülkede temel sorun bölüşüm adaletsizliğidir. Ülkemiz yoksul ya da fakir olduğu için değil, adaletin terazisinin bozulduğu için geçinemiyoruz. Bunu her platformda tekrarlamaktan vazgeçmeyeceğiz.”
Asgari ücretin dokuz aylık kaybının 6 bin 828 liraya ulaştığını ifade eden Çerkezoğlu, işçilerin eylül ayında en az 15 gününü vergi kesintileri ve enflasyona harcadığını belirtti. Mevcut durumu iktidarın sınıfsal ve siyasal tercihlerinin bir sonucu olarak değerlendiren Çerkezoğlu şunları dile getirdi: “Türkiye’de öyle bir sistem inşa ettiler ki bu sistemin tüm mekanizmaları zengini daha da zenginleştirirken yoksulu daha da yoksullaştırmakta. Tüm çarklar işçilere ait olanı alıp patronlara aktarmak üzere dönüyor.”
“İŞSİZLİK SİGORTASI FONUNDAN İŞVERENLERE YAPILAN ÖDEMELER SON BULMALI”
Çerkezoğlu işsizlik verilerine de değinerek dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 8,4 olduğunu belirtirken geniş tanımlı işsizlik oranının ise yüzde 31,2 seviyesinde olduğunu aktardı. Türkiye’de yaklaşık 13 milyon işsiz bulunduğunu ve geniş tanımlı kadın işsizliğinin yüzde 40’ın üzerine çıktığını vurguladı. İşsizlik Sigortası Fonu’nun bir işveren fonuna dönüştüğünü savundu.
İŞKUR’a kayıtlı her 100 işsizden yalnızca 16’sının işsizlik ödeneği alabildiğini ifade eden Çerkezoğlu şunları söyledi: “Bizlerden kesilen primlerle oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan ödemeler sonlandırılmalı ve fonun amacı dışında kullanılmasına son verilmelidir.”
“2027 BÜTÇESİNDE İŞÇİLER YOK, EMEKÇİLER YOK, EMEKLİLER YOK”
TBMM’ye sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’ne eleştirilerde bulunan Çerkezoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“2027 bütçesinde faize kaynak var ama çalışana kaynak yok. Sermayenin talepleri ön planda ancak burada çalışanların haklarını gözeten hiçbir şey yok. Bu nedenle tekrar belirtmek isterim ki bu ülkede üretim mevcut. Bu ülkede kaynak var ama bunların adaletli bir şekilde paylaşılması gerekiyor.”
Ayrıca asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretlerin artırılmasını talep eden Çerkezoğlu sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılmasını istediğini dile getirerek şu açıklamalarda bulundu: “Az kazanandan az çok kazanandan fazla vergi alınacak bir sistem istiyoruz.”
“EMEKLİLERİN SORUNLARI PANSUMAN TEDBİRLE ÇÖZÜLEMEZ”
Emeklilere yük gibi bakıldığını söyleyen Çerkezoğlu emeklilikte insanca yaşamın yurttaşlık hakkı olduğunu belirtti ve bunun sağlanmasının devletin görevi olduğunun altını çizdi. Kabine toplantısının ardından emeklilere ilişkin yapılan açıklamalara atıfta bulunarak şunları ekledi:
“Emekliler oldukça kötü şartlarda yaşıyorlar ve yaşam mücadelesi vermekte zorlanıyorlar. Bu nedenle onların sorunlarının pansuman tedbirlerle ya da birkaç bin liralık artışlarla çözümlenmesi mümkün değildir. Emeklilik sistemi köklü biçimde yeniden yapılandırılmalı ve bu konuda açıkça kaynak bulunmaktadır.”
AYLIK BAĞLAMA ORANININ YÜKSELTİLMESİ VE KADEMELİ EMEKLİLİK TALEBİ
Emekli aylıklarının erimesinin 2008 yılındaki düzenleme ile başladığını savunan Çerkezoğlu taleplerini şu şekilde sıraladı:
“Emekli aylıklarında bağlama oranı yükseltilmeli ve milli gelirden aldıkları pay artırılmalıdır. En düşük emekli aylığı insanca yaşayacak seviyeye çıkarılmalıdır.” Ayrıca intibak yasasının çıkarılması gerektiğini belirttikten sonra mevcut emekliler arasında daha fazla prim ödeyene daha az maaş verildiği dengesizliği ortadan kaldırmak gerektiğinin altını çizdi.
“DEMOKRASİ VE CUMHURİYET İŞÇI SINIFININ KIRMIZI ÇİZGISIDIR”
Demokrasinin sadece beş yılda bir sandıkta oy vermekten ibaret olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu toplumun her alanında bireylerin söz sahibi olması gerektiğine dikkat çekti. Antalya’daki çalışanları sendikal olmaya davet ederek DİSK’te örgütlenmelerini teşvik etti.
Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümüne de değinen Çerkezoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“Cumhuriyet eşit yurttaş olabilmenin yolunu açar ve bugün Cumhuriyet’in temel ilkelerinin tahrip edilmeye çalışıldığı bir dönemde demokrasinin korunması gerektiğinin altını çiziyoruz.” Ayrıca verdiğimiz gelirdeki adalet mücadelesinin aynı zamanda demokrasiye sahip çıkma mücadelesi olduğunu ifade etti.
Talep ettikleri konuları önümüzdeki hafta Artvin’den başlayarak diğer bölgelere taşıyacaklarını belirten Çerkezoğlu “Gelirdeki adalet mücadelesi emeğimize sahip çıkma mücadelesidir” dedi.